Yazı Detayı
12 Mart 2021 - Cuma 21:54
 
SİYASİ AYAK
Uğur YÜZBAŞI
 
 

Türkiye’nin önemli gündemi olan FETÖ yazımızda siyasi ayağa net bir bakış açısı koyarak örnekler ile pencereler açmaya çalışacağım.

 

FETÖ’nün siyasi ayağı tartışmalarında tüm siyasiler rakiplerini suçluyor fetö sensin diyor, tam da Fetö’nün istediği şekilde gerçekleşen tartışmalar, Fetö elebaşının bile “ben değil siz” diyeceği  şekilde gözümüzün önünde cereyan ediyor

 

Bir olayın mağdurunu ve kazanç sağlayanını bulmak için “hedefte kimin olduğuna, sonucun da kimi yıkmak için çalıştığına ve kime fayda sağlandığına bakılması gerekmez mi”?

 

Bir konuda netleşelim son 50 yıl içinde sağ sol mukaddesatçı milliyetçi hatta komünist kim varsa FETÖ ile ilişkisi var, Geçmişte Rahmetli Ecevit’e hitaben “onun için ahirette şefaatçi olacağım” diyen kim ?

 

28 Şubat sürecinde darbecilere omuz veren ve başörtüsü için Fruat diyen kim ?

 

Bilinenin aksine FETÖ elebaşı en çok sol ve Kemalist kesime yaranmaya çalışmıştır çünkü devlete sızmanın en doğru yolu budur, Ne zamana kadar? AK parti kurulana kadar, 2010 sonrası tekrar seküler siyasi kanat ile ortaklık devam etmiştir, o vakit örnekler ile anlatmaya başlayalım.

 

AK Parti iktidar olduğu dönem de mukaddesatçı kesimi temsil eden ilk tek başına bir iktidar olduğu için yetişmiş kadrosu yoktu, nasıl olsun ki ! imam hatip okuyanın üniversiteye layık görülmediği, başını kapatanın okullara alınmadığı  Devlet kadrosun da olamadığı bir ülke de siz iktidar olsanız da yetişmiş kadronuz olamaz ama bir grup vardı, onlar “hem iyi yetişmiş hem de hipnoz yöntemiyle her şekle bürünebiliyordu”, CIA’in Türkiye şubesi olduğu 17-25 de anlaşılan ondan önce siyasilerin onayıyla “Devletine Vatanına bağlı insanlar” imajın da kamu da yer edinen FETÖ’nün AK Parti’yi ilgilendiren kısmı burada başlıyor, fetö üyesi olan bürokratların devlette şekillenmesi  50 yıl öncesin de başlayan bir çalışma olmasına rağmen AK parti döneminde girmiş gibi gözüktüler, oysa ki bir orgeneralin yükselişi 40 yıllık askeri geçmişe dayanır bu şahsin orgeneral rütbesinde ifşa olması AK parti dönemine denk gelir ama kimse geçmiş 40 yılı sorgulamaz, mutlaka bu şahıslara  destek veren AK parti yöneticileri olmuştur. Bu kişiler kimse “siyasi ayağında AK parti adına onlar olabilir”, mutlaka içinde tamamen duygusal sebepler ile referans olanlar vardır ama 2002 -2010 arası AK parti nin siyasi günahı budur ve sorumlusu varsa belirlenmelidir

 

Son dönem de açıklamaları olay olan İlker başbuğ, Ekim 2016 da bir söyleşide  “2010” dan bugüne kadarki dönemde, FETÖ'ye karşı şimdiki Cumhurbaşkanı tek başına mücadele veriyor. 15 Temmuz öncesindeki süreçlerde “Cumhurbaşkanı’nın bazı konularda yalnız bırakıldığı kanaatindeyim” açıklamasını hatırlatmak isterim, yalnız bırakıldı kelimesini okurken sadece  AK partiyi hedefe almayın Muhalefeti ve STK’sı ile tam olarak Cumhurbaşkanının yanında olunamadı, yanında olunsa ne olurdu 15 Temmuz yaşanmamış  fetö ile daha güçlü şekilde mücadele edilebilir çözüme kavuşturulurdu, düşünün ki FETÖ’nün yaptığı açık olan olaylar da bile fetö elebaşını değil de Cumhurbaşkanı’nı suçlayan bir Muhalefet ile nasıl omuz omuza mücadele edilirdi !

 

Eğer fetö konusunu sulandırmak istiyorsanız Kılıçdaroğlu gibi yapar “fetö’nün siyasi ayağı Recep Tayyip Erdoğan” dersiniz ve bu yolla fetöye hizmet edersiniz, öyle ki fetö elebaşının bile “ beni hiç sevmedi 25 yıl önce beni ziyaret ettiğinde asansör de, “göreve gelip ilk bunu bitireceğim” sözüne karşılık Kılıçdaroğlu siyasi ayak sensin dediğin de komik oluyor ama güldürmüyor!

 

Şimdi gelelim bir kaç örnek ile Kılıçdaroğlu’nun 17-25 Aralık dan sonra fetö’ye hizmet ettiği bir kaç olaya.

 

Sn. Kılıçdaroğlu toplum tarafından ismi cemaat olarak bilinirken yapmadığı hizmeti, Devlet tarafından terör örgütü ilan edilmişken yaptı, nasıl mı?

 

17- 25 Aralık sonrası CHP grup toplantılarını hatırlayın, hemen hemen her grup toplantısında ABD de hazırlanmış ve fetö tarafından düzenlenmiş ekonomik garip ilişkiler ve para akışlarını dillendirdi, kimse şu soruyu sormuyor, bir muhalefet parti lideri hemen 17-25 Aralık sonrası bunca düzenlenmiş bilgiyi nerden buluyor ve açıklıyor?  geçmişte neden bulamıyordu ?

 

Örnek; Man adası para akışı iftirası, aklı çalışan herkes bilir ki bu iftirayı veya gerçekleşmiş normal bir olayı sansasyonel hale getirmek fetö işidir,  gelgelelim 17-25 sonrası İfşa olan fetö “Sözcü olarak Kılıçdaroğlu’nu bulmuştur” , yoksa hepimiz biliyoruz ki CHP lideri ve partisi fetö olmadan o evrakları istenildiği şekle getirecek güce sahip değil ancak gelen bilgiyi veya düzenlenmiş iftiranın sözcülüğünü yapabilirler.

 

Peki Sn Kılıçdaroğlu’nun zaman gazetesi, STV, Kanaltürk gibi fetö yayın organlarına ziyaretleri, mağduriyet yaşadıklarına dair üzüntüleri, onlara güç katmak adına yaptığı açıklamalar, Zaman Gazetesi’ne; “Yargıda cemaat kadrolaşması var diyemem” diye mülakat vermesi, Grup toplantılarında montaj kasetleri dinletmesi, Danışmanlarını sadık fetö üyelerinden seçmesi, özellikle 2014 yerel seçimlerinde CHP’li adayların fetö yayın organlarını mesken tutması, kontrollü darbe açıklamaları, 15 Temmuz dan sonra bile bu yayın organları neden kapatıldı demesi gibi daha yazamadığım onlarca desteği nereye koyacağız!

 

Benim dileğim fetö konusunun sulandırmadan çözülmesi AK ile karanın ayrılması ve Cumhurbaşkanımıza bu konu da verilecek destek, çünkü hepimiz biliyoruz ki fetö ”hedefine Recep Tayyip Erdoğan ve politikalarını koydu” bunu da CIA Türkiye Şubesi olarak gerçekleştirdi

 

FETÖ konusunda kişisel bir fikrimi paylaşmadan bitirmek istemiyorum, “ Fetö Devlete sızmıştır, Recep Tayyip Erdoğan da fetö’nün sızdığı Devlet yapısına sızıp Devleti fetö’den kurtarmıştır” bunu bir aidiyet duygusu ile söylemiyorum, 25 yıl öncesinden duyduğumuz bildiğimiz olaylar ile pazılları birleştirince sonuç bu yoruma çıkıyor.

 

Milletimize feraset, Devletimize güç, siyasilere Adalet duygusu diliyorum

 
Etiketler: SİYASİ, AYAK,
Yorumlar
Haber Yazılımı