Yazı Detayı
19 Aralık 2020 - Cumartesi 04:36
 
Reformların Dayanılmaz Hafifliği
Fatma Gül Karaçaylı Ekonomist - Sosyolog - Aile Danışmanı
 
 

Reformların Dayanılmaz Hafifliği

 

 

Reform kelimesi nereden gelir ? Fransızca réforme "ıslahat" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Fransızca réformer "yeniden biçim vermek, ıslah etmek" fiilinden türetilmiştir. Bu sözcük Latince aynı anlama gelen reformare fiilinden alıntıdır. Latince fiil Latince formare "biçim vermek, kalıba dökmek" fiilinden re+ önekiyle türetilmiştir.

 

 

Bizde de İktidarın her sıkışıp daraldığında çıkış yolu olarak kullandığı sihirli kelime olarak literatüre geçmeli diye düşünüyorum.

 

 

 

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak istifa dilekçesini kanal kanal dolaştırıyor fakat hiçbir kanal yayınlayamıyor ve en sonunda instagram hesabından yayınlıyor. Peki kanallar bunu bile haber yapabildi mi? Hayır. Peki uzun süre yetkili bir ağızdan açıklama geldi mi? Elbette hayır. En nihayetinde beklenen açıklama geldi ama istifa kabulü değil “görevden af talebi” kabul edilmiştir dendi. Ne diyelim buna da şükür.

 

 

 

Görevden af talebinin kabulünden sonra can simidi olarak “reform” kelimesi tekrar gündeme geldi. Yeni Hazine ve Maliye Bakanı atandı. Merkez Başkanı görevden alınıp yenisi atandı. Oysa görevden alınan Murat Uysal’ı da; bir önceki başkan olan Murat Çetinkaya faiz arttırımında ısrar ettiği için görevden alıp onun yerine getirmişlerdi.Bu kez tersi oldu beklenen faiz arttırımı Murat Uysal tarafından yapılmadığı için görevden alınıp yerine de Naci Ağbal atandı. Beklenen faiz artışı yapılarak 15 olarak açıklandı.

 

 

 

 

Durumun bu şekilde olduğuna inanmış gibi yapalım. Kaldı ki faiz arttırımı yapılmasa dövizi tutmak mümkün değildi.

 

 

Peki yüksek faizde ne olur?

 

 

Faizlerin artması ile birlikte piyasada talep azalır, harcama eğilimi düşmeye başlar.Merkez Bankası bankalardan para talep ettiğinde yüksek faiz uygulamasına sebep olur. Yatırımın maliyeti yükseldiği için yatırımlar azalır ve istihdam düşer.Piyasada risksiz faize para yatırılıp harcama eğiliminden vazgeçilir ve enflasyonun düşme eğilimine geçmesi beklenir.

 

 

 

Faiz arttırımı, dışardan sıcak para girişi sağlayarak iç piyasaları rahatlatır ve en önemlisi Türk Lirasının değerlenmesini sağlar. Türk Lirası değerlendikçe kur yükselişinden kaynaklanan maliyet enflasyonunun da önüne geçilir. Faiz arttırımının görüldüğü gibi olumlu etkileri de var olumsuz etkileri de.Önemli olan hangi şartlarda gerçekteştiğidir. Faiz düşük ise, evet yatırımlar artar buna bağlı olarak istihdam da artar. Yalnız bunun için gerekli şartların da oluşması gerekir.Güvenli ve dalgalanmayan bir piyasa,siyasi istikrar, adalet, demokratik bir sistem olmazsa olmaz koşullardandır.

 

 

 

 

Faizin düşmesi için ilk önce enflasyonun güvenli bir şekilde düşeceği beklentisinin oluşması ve hatta düşmeye de başlamış olması gerekir. Yani enflasyon sebep faiz sonuçtur. Hiçbir bilimsel dayanağı olmayan faiz sebep enflasyon sonuç varsayımının ağır sonuçları altında eziliyoruz ve bu mantalite değişmediği sürece ezilmeye devam edeceğiz. Ükenin değişmeyen gerçeği olan yüksek döviz kuru ortada dururken, faiz arttırsak da düşürsek de içine düştüğümüz girdaptan kurtulmamız şu koşullarda zor gözükmektedir.

 

 

 

Faiz arttırarak ekonomik reform, İbo Show ile sosyal reform,Çatlı tehditleri ile de hukuksal reformlara devam etmekteyiz… İhtiyacımız reform değil köklü değişimlerdir.

 

 

Sevgiyle ve sağlıkla kalın…

 
Etiketler: Reformların, Dayanılmaz, Hafifliği,
Yorumlar
Haber Yazılımı